Türkiye'nin Dünya Kupası'ndan elenmesi sonrası, Hakan Çalhanoğlu ve Montella'ya seslendi: İçim acıyor, kandırmayın!

Hürriyet Spor22 Haziran 2026
Türkiye A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası'na erken veda etti. Ay yıldızlılar, turnuvanın ilk maçında Avustralya'ya 2-0 mağlup olurken, 2.

Türkiye A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası'na erken veda etti.

Ay yıldızlılar, turnuvanın ilk maçında Avustralya'ya 2-0 mağlup olurken, 2. maçında Paraguay'a 1-0 yenildi. Öte yandan Paraguay, ikinci 45 dakikayı 10 kişi oynadı.

Bu sonuçla beraber Milliler, turnuva serüvenini sonlandırdı. Grubun son maçı, 26 Haziran Cuma, lider ABD ile oynanacak.

Hürriyet yazarı Mehmet Arslan, A Milli Takım'a dair değerlendirmelerini ve duygularını köşe yazısında paylaştı.

Vincenzo Montella ve Hakan Çalhanoğlu öyle açıklamalar yaptı ki, neredeyse milli takımımızın iyi oynadığına ve şans faktörü ile elendiğine inandıracaklardı bizi. Futbolcuların ve teknik heyetin ellerinden gelen her gayreti gösterdiğine dair hiçbir şüphem yok. Ama yetersiz kaldıkları, hızlı olamadıkları, rakiplerin fizik güçleri karşısında ezildikleri konusunda da en küçük bir şüphem yok. işte bu gerçeği görmeyen, göremeyen ya da görmek istemeyen bir kaptan ve teknik adama sahibiz.

Başarısız bir turnuvaydı. Hayal ve gönül kırıklıkları ile doluydu. Dünya Kupası başladığından bu yana oyuncularımıza yürekten inandım. Elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Özellikle Avustralya maçından sonra oluşan o karamsar havanın dışında kalmaya çalıştım. Ama Paraguay maçının son düdüğü ile birlikte içimi ‘kandırılmışlık’ duygusu kapladı.

Ben bu şekilde tanımladım ama pek çok taraftar, gazeteci ve yorumcu çok daha derin duygularla sarsıldı.

Paraguay maçından 24 saat sonra yazıyorum bu satırları. Yani o sıcağı sıcağına duygulardan uzak, daha aklıselim bir ruh halindeyim.

İçim daha da acıyor bugün. O acıyı 2’ye katlayan iki isim var. Teknik direktör Vincenzo Montella ve takım kaptanımız Hakan Çalhanoğlu. Öyle açıklamalar yaptılar ki, neredeyse takımımızın iyi futbol oynadığına ve şans faktörü ile elendiğine inandıracaklardı bizi.

İşte o zaman tüm umudumu yitirdim. Öz eleştiriden uzak, başarısızlığı bırakın kabullenmeyi, şans gibi, nasip gibi kendileri dışında var olmayan nedenlerde arayan bir hocamız ve kaptanımız vardı bizim.

Futbolcuların ve teknik heyetin ellerinden gelen her gayreti gösterdiğine dair hiçbir şüphem yok. Ama yetersiz kaldıkları, temposuz kaldıkları, hızlı olamadıkları, rakiplerin fizik güçleri karşısında ezildikleri konusunda da en küçük bir şüphem yok.

Bu gerçeği görmeyen, göremeyen ya da görmek istemeyen bir kaptan ve teknik adama sahibiz. Bu size umut veriyor mu?

Dünya Kupası’nın ilk maçında aldığımız yenilgi sonrası medya ile milli takım arasına kalın duvarlar örüldü. Bir takım eleştirilerin, eleştiri boyutunu aştığını ben de kabul ediyorum. Ama sevgili Ufuk Kaan Karacan’ın deyimiyle; ‘futbol ekosistemi onlara bu eleştirilerle başa çıkabilsinler diye o ekonomiyi yaratıyor.’

Neyse konumuz bu değil. Dedim ya medya ile takım arasında yıkılmaz kalın bir duvar var. Ne söylerseniz söyleyin, o eleştirinin kıymeti kalmıyor onların gözünde.

Tam siteyi aç →