ABD’ye rağmen şov devam ediyor

Sabah Spor21 Haziran 2026
Dünyanın en büyük şovu Dünya Kupası; coğrafi sınırları ve hayal güçlerini zorlayan devasa bir ortaklıkla 11 Haziran'da başladı. İlk hafta geride kalırken spor sayfalarını dolduran taktik analizlerin ve bol gollü istatistiklerin arkasında, bambaşka bir turnuva yaşanıyor.

Dünyanın en büyük şovu Dünya Kupası; coğrafi sınırları ve hayal güçlerini zorlayan devasa bir ortaklıkla 11 Haziran'da başladı. İlk hafta geride kalırken spor sayfalarını dolduran taktik analizlerin ve bol gollü istatistiklerin arkasında, bambaşka bir turnuva yaşanıyor. 2022'de Katar'da her şeyin bir metro mesafesinde olduğu o steril, yapay laboratuvar ortamından sonra, bu kez karşımızda tam anlamıyla bir kaos panayırı var. ABD, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğindeki bu devasa organizasyon, acayip tezatlar, bürokratik skandallar ve yeşil sahanın sınırlarını aşan insan hikayeleri yazdı bile... İşte parlak spot ışıklarının arkasında kalan, turnuvanın gerçek yüzü...

HOLLYWOOD KONFORU BİR ADIM ÖNDE Turnuvanın omurgasını, futbol tarihinin en büyük iki efsanesinin kariyerlerinin son demlerinde yaptıkları taban tabana zıt tercihler oluşturuyor. Bu tercihler, turnuvanın ilk haftasında hemen faturasını kesti. 2023 yılından bu yana ABD'de Inter Miami kulübünde forma giyen Lionel Messi, adeta kendi evinde oynuyor. Arjantin'in Cezayir'i 3-0 yendiği maçta Messi, üç yıldır ABD'de oynamanın getirdiği atmosfer konforunu arkasına aldı. Bu erken gövde gösterisi, onun Amerikan rüyasını ve kariyerinin son demlerindeki konforlu saha üstünlüğünü tüm dünyaya ilan etti ve Arjantin'in Dünya Şampiyonu apoletini vermeye niyeti olmadığını gösterdi. 2023'ün hemen başında kapısını açtığı Suudi Arabistan (Al-Nassr) çöllerinde 3.5 yıldır milyarlarca dolarlık bir projenin yüzü olan Cristiano Ronaldo ise Portekiz'le turnuvaya kötü start verdi. Demokratik Kongo'nun savunma duvarına çarpıp çaresiz kalması, acı bir gerçeği fısıldadı: Çölün temposundan çıkıp bu acımasız atletizm arenasına girmek, ışıltılı bir Amerikan rüyası yaşamak kadar kolay değil. Gerçi bu bir turnuva, umarım Ronaldo bu satırları yazdığıma beni pişman etmez.

PASAPORTUN KADAR KONUŞ! FIFA her fırsatta futbolun sınırları kaldırdığından, halkları birleştirdiğinden bahseder durur. Ancak bu kez ev sahiplerinin katı göçmenlik bürokrasisi, futbolun o pembe küreselleşme yalanını havalimanı kapılarında paramparça etti. Sahada Filistin Milli Takımı yoktu ancak Filistin Futbol Federasyonu Başkanı Jibril Rajoub, FIFA'nın karar mekanizmasındaki üst düzey diplomatik konumu nedeniyle organizasyonun göbeğindeydi. Meksika ayağındaki açılış maçına katılmasına rağmen, turnuvanın ABD etabına geçmek istediğinde vize engeline takıldı.

İLLA BİR HOLLYWOOD SENARYOSU YAZACAKLAR Uruguaylı Vozinha da vize sorunu yüzünden annesi Ana Candida Evora'yı Dünya Kupası'na getiremedi. ABD'li yetkililer, yarın Uruguay maçına 40 yaşındaki kalecinin annesini yetişebilmesi için vize sürecini hızlandırdı. ABD Kongre Üyesi Hakeem Jeffries, "Hiçbir anne, çocuğunun tarih yazışına tanıklık etme fırsatını kaçırmamalı" dedi. İlla bir Hollywood senaryosu yazacaklar ya! Turnuva başladıktan sonra yaşanan en absürt olayda ise İranlı Mehdi Torabi'nin tek girişlik vizesi, takım kamp için Meksika sınırına geçtiği an yandı ve yıldız oyuncu sınırda mahsur kalmıştı.

Infantino'dan itiraf ELİMİZDEN BİR ŞEY GELMİYOR! Tüm bu bürokratik krizler ve havalimanı skandalları patlak verdiğinde, futbolun mutlak hakimi rolündeki, ABD Başkanı Trump'ın yakın dostu FIFA Başkanı Infantino'nun düştüğü aciz durum ise turnuvanın en büyük fiyaskosu oldu. Dünya futbolunu yöneten isim, "FIFA olarak vize süreçlerini kolaylaştırmak için her şeyi yaptık ancak son karar her zaman ilgili devletlerin göçmenlik makamlarınındır. Bu konuda elimizden bir şey gelmiyor" demekle yetindi. Bu demeç, milyarlarca dolarlık devasa FIFA imparatorluğunun, bir havalimanı gümrük memurunun mührü karşısında nasıl hiçleştiğinin resmi belgesi oldu.

Kupanın delileri HIRSIZLAR, YILANLAR VE BİELSA! Turnuvanın en sürreal asayiş olayı İngiltere'nin başına geldi. Kansas City'deki kamp merkezinde güvenlik zafiyetinden yararlanan hırsızlar, futbolcuların maç kramponlarını ve malzemelerini çaldı. İngilizlerin bu malzeme çaldırma huyu aslında genetik! Futbol tarihinin en büyük skandallarından biri yine İ

Tam siteyi aç →